Öne çıkan

Bazı masallar kardan geceleri bekler, sevgili çingene sevincim!

Şu anda gece saat 2 ve kar yağıyor sabahtan bu yana hiç durmadı
içimde tarif edemediğim bir çingene keyfi(şen ,güzel,aşırı mutlu durumlarda söylenir bizde.güzel bir şey yani 🙂 var
sabahtan bu yana tıpkı çocukluğumdaki gibi heyecanlı,bir ayağım içeride diğer ayağım dışarıda çocukluğumdaki gibi elektrikler hemen kesiliverdi ve Çingene sevinciği içimde yarın annem bana masal anlatacak
Nihayet yağdı kar ama bir şey eksik gibi: ninem yok mesela,köy yok/kasaba yok/dağlarımızda açan vılık (kardelenleri) kim toplayacak,dağlarda sesin yankısını oynayan…

“Bazı masallar kardan geceleri bekler, sevgili çingene sevincim!” okumaya devam et

Reklamlar

Unut sana eşlik etmeyenleri….Yeni bir sen/ben ol yarına..!

Önlemi değilsin kimsenin
Felaketi de hiç değilsin
Gerektiği yerde gitmek gerek bazen
Kalman gereken yerde
Kalbin mantığından önce hareket edecektir
Hatta öyle anlar olacak ki mantığın ve kalbin bile çok iyi bir harmoniyle harekete geçecektir
Yeterki pes etme!
Bazen yorulacaksın/hatta çoğu zaman ama vazgeçmeden öğrendiğim
Virgül olmanın Bir mantığı yok kimseye,
Günü geldiğinde herkes gidecektir
Menfaatinin bittiği yerde
Sen kimsenin kimsesi değilsin Herkesin/ herşeyi de
Kimsede senin herşeyin değil/kimsende
Mutluluk kaynağı sensin
Gün gelir herkes gider sen kalırsın kendinle
Kimsenin tutmasını beklemeden
Tut elini….
Mutluluk belki gitmesi gerekenler gittikten sonra gelecek/sen yeni bir yolculuğa çıktığında/o yolcu sana geldiğinde gözlerinde kocaman bir gülüşle

Sadece kendine vermen gereken değer
Seçtiklerindir
Bırak gelmek isteyenler gelsin
Gitmek isteyenler gitsin
Hayatına eşlik edecekler öyle yada böyle sana gelecekler
Değerini düşürmeden
Basitleştirmeden
Sana hiçlik duygusu vermeyen kendini kötü hissettirmeyen
Şimdi o olmaz bu bu olmaz deme
İmkansızlık ve belirsizlik sana/bana göre değil
Tek düzelikte…
Her güne seni merakla uyandıran bir ilgin/ merakın/umudun olmalı
Ne sen yolcususun kentimin
Nede ben hikayesiyim belirsiz/garip ruh halinin
Umut gerek bazen çokça umut/ bolca sevinç içinde
Mavidir düşlediğim gök yüzü
Mavi olsun için, avucunda ormanlar büyüsün…
Güzellik sensin /umut sensin/yeni bir başlangıçtır yarın/yeni bir tarihe toparlanarak hazırlanabilirsin /hazırlanabilirim/hazırlanabiliriz

Birini arama hikaye olmak için
Sen yaz hikayeni…bırak geride kalanları, yeni bir sen/ben olmak için başla yarına
Güzellik senin içindedir/ aşk senin içinde
Neye nasıl baktığındır hayat/nasıl neye biçip yorduğundur ömür
gördüğün ömür, insan nasıl yaşar Bilir misin?
umutla/ inandıklarıyla yoğrulur bağlanır /Doğulur hayata….
Umut yolun yarısından dönenleri, belli bir duraktan sonra sana eşlik etmeyenleri ilk sapaktan dönenleri en zor anınızda terk edenleri
Bir savaşın ortasında kalırken herhangi biri gibi sizi izleyenleri bir çatışmanın ortasında mahsur kaldığını kariyer tımarhanesinden yaralı çıktığını unutman gerek belki

Yolun yarısında kalmadığınız
Size güç katan yüreğinizden tutan insanlar çıksın yolunuza/yolumuza, Koparmadan kendinizden, kentinizden içinizden/ sizi sizden etmeyen,kendinize olan güveninizi inancınızı kaybetmediğiniz güzellikler bulsun
Hayat tomurcuk tadında çiçekleri açsın yüreğinizde
Ömrünüzün sularına kuşlar yuva yapsın şen sevincikle….

Mutlu yıllar /anlar/yolun yarısında kalmadığınız hayallerinizin peşinden koştuğumuz, yorulmadığınız yeni temiz zamanlar…

R. Rokiya YILDIZ

Düşlerin Seni Bekliyor…Elinde Çiçek/İçimde umut..!

Yeniliğe giden yol; düşlerimize ne kadar sadık olduğumuzdan,pozitif düşüncelerimizi ne kadar güçlendirdiğimizden geçiyor…

Anladım ki geriye bakarak yürünmüyor…Ya ayağınız yine bir taşa değiyor yada bir duvara tosluyorsunuz/ yüksek bir binadan düşmek isterken buluyorsunuz kendinizi…Annem; Hayat Umudunu kaybeden,öylece durmuş birine hiçbir şey vermez , diyor. Haklı !Gelecek geriden gelmiyor çünkü (Önüne bakacaksın,gördüğün halde kör olmayacaksın)Diyor!

Kafana vura,vura söyler,sen umuda açmazsan yüreğini,umut geri döner kıyından!
Seni kemiren yerde durmayacaksın,yapacaklarına engel olmayacak hiç bir mazeret ve dahada önemlisi sana inanmayanlarla yolculuk yapmayacaksın…

Bütün telaşın korkunun yersiz olduğunu ,bir gün üzüldüğüne pişman olduğunda anlayacaksın…

Yaşadığın Başarı /başarısızlık seni sıkan ne varsa İllallah ettiğin yakanı güç bela kurtardığın üzüntün ne kadar gereksiz bir detay olduğunu anlayacaksın ,susmak için

Artık yıkmaz seni kolay,kolay hiçbir söz,güzel geçmiş bir yolculuğun ardındaki yüzün hayal kırıklığı

kendini kapattığın duvarların arasından çıkmalısın artık anlıyor musun? umutsuz düşüncelerin fırsat vermeyen birçok kesin arasından arkana  Bakmadan terk etmelisin (annemin deyimiyle henüz gözün aydınken kaybol )

Yaşama sevincini katlayacak yeni rotalar çizmelisin,yeni insanlar tanımalısın iyi, elinden itecekleri değil, sende kalanları da alacaklar değil,sana katacaklar ve elinden tutacak insanlar tanımalısın…düşüne baldan söz edecek sözleri,

İnsanlar bundan uzak dersen, ki muhtemeldir güzel şeyler herkesin içinde güzel olduğu kadar güzeldir,herkes baktığını görür karşısındaki yüzde

kendi yapamamıştır sana da yaptırmaz çoğunluk,En olumsuz deneyimleriyle…

Sen yinede azınlıkla çık yola,kendin dene,kendin yaşa,iyi kitaplar oku.

Annenin anlattığı masalları hayal et,düşün orada vardır bir okul!
Düşüncene yön verecek bir buluş ve seni düş patikalarına çıkaracak o buluş.

unut uzun soluklu üzüldüklerini /üzüntülerini….bırak nasıl sanıldığını,kusurlu bakıyorsa bu senin kusurlu olduğundan değil,bakanın düşüncesinde/gözlerindekiydi kusur…nasıl sanıyorsa öyle bilinsin!

sadece geleceğin gerinde değil,ilerinde olduğunu bilmelisin

Başarı/iyilik/sevgi seninle  adım atacak basamakları çıktığın anda başlayacak ve güzel şeyler gelecek eminim,bulacak beni/seni,

Düşeceksin,belki kanayacak dizlerin ama kalkacaksın,varsın elinden tutmayanlar olmasın,Karşına geçip gülsünler,denemekten vazgeçmediğin sürece açılmaz hiç bir kapı…Unut kapıları yüzüne çarpanları,Sana imalı söz çarpanları,

Sen yola koyul ,başarıda seninle sıvamıştır kolları o da sana gelmek için sabırsızlanıyordur emin ol,elinde bir demet iyilik ve içinde umutlu bir güzellik neredeydin diye o sana koşacaktır gördüğü vakit…

ELİNDE ÇİÇEK,DÜŞLERİN SENİ BEKLİYOR
Umut kalsın sizinle,umut kalsın/baksın benimle
R.Rokiya YILDIZ

Yaşamda kalmak için;Motivasyonun önemi! Hikaye 1

IMG-20180623-WA0006

Annem her seferinde En iyi hekim,insanın kendisidir der, çocukken anlamazdım. Taki Bir gün hayatın çok kıyısındayken  hasta düştüğümde anladım. Doktor okul ev arasında mekik dokuyacağım,her uyandığımda bir sedyede güne başlayacağım hiç aklıma gelmemişti.
Öyle anlar vardır ki öyle ikna edilirsiniz ki bir çare olmadığına elinizde raporlar yinede bir umutla gezersiniz…umutsuzluğa alıştırır seni bazı doktorlar,bazı insanlar,soluğunuzu tutarsınız

Bazen kötü bir  öğretmenin sırf yaramaz diye, senden bir şey olmaz yargısına alıştırdığı gibi/ Bütün matematiği anlatmadan kitabı olduğu gibi tahtaya geçiren öğretmeniniz gibi siz daha bir dönem bitmeden 3 defter tüketirsiniz parmağınız sırf o ders yüzünden nasır bağlar …ve sonunda matematikten nefret edersiniz

Öyle saçma hiçten şeylere ağlar yorarsınız ki kendinizi ;Daha yaşarken ölümünüze ağlarsınız,arkanızda kalacaklara yapamadıklarınıza,ne garip

Bir sınavı geçemeyişini,şirkette neden elinizde gelenin en iyisini yaptığınız halde terfi alamadığınız/maaşınıza vadedilen zammı alamadığınızı,her kese yatan ikramiyenin neden size yatmadığını,sevgilinize,eşinizin,dostlarınızın size zaman ayırmadığını, onlarla yola devam edip etmediğiniz’in nasılda radikal bir karara bağlamadığınızı.

Eften püften şeylere kendinizi hırpaladığınızı,canınızın derdine düşerken moralin ne kadar önemli olduğunu sağlığınızda,

Yaşamda kalmak için motivasyonunuz önemlidir ,bir hastalığın yakasından kurtulmak için,çok patroncu muhasebecinin/insan kaynaklarının sizi mazeretsiz diye,yalan beyanlarla işten kovduğuna/kovdurduğuna…vs.’nin motivasyonunuza giden yollarınızı kapatmasına engel olmamalıydı….Ahh Hayat o kadar acımasız değil aslında adil olmayan insanlar,düşüncelerimiz! Egosu tavan hırslarımız
Taki bir gün işverenin ile,elinde raporların hava alanında karşılaştığında anlarsınız,asıl mevzunun iki tarafa nasıl anlatıldığını…

Hasta ruhlu İnsanların; egosu yüksek bir yöneticiyle vs. çalışmanın zorluğunu,neyin hasta ettiğini,Reaktif ruhlu insanların negatif enerjileriyle sizi daha da kötüleştirdiğini fark etmezsiniz…Bazen çalışmanız gerekiyordur var gücünüzle dayanırsınız,değişeceğini sanırsınız bazı şeylerin,başka işleri kovalarsınız
ve sonunda hasta düşersiniz,

Sonra hekim, hekim gezersiniz! sağlığınıza kavuşmanın yollarına düşersiniz
Taki ilacınızı bulana Kadar…ben bir süre bulamamıştım yanlış tanılardan teşhislerden ezber tedavi yöntemlerinden

Çünkü Hastalığınızı daha neyin tetiklediğini bilmeden bir sürü zavazingo ilaç yazıp,kalp dengelerimin iyice altını üstüne getirmişti asistanlar ve telefondaki profesör ve üstelik onlara kalsaydı şimdi kalp piliyle geziyor olurdum / ölmüştüm çoktan kim bilir…Devamını belki sonra anlatırım bu hikayenin…

En iyi hekim bendim/sizdiniz oysaki , Mamam’ ın (Annem’in) dediği gibi ,nasılda unuttuk bir anda kendimizi,insan olmayı,adil,olmayı işini ticarete dökmeden yapmayı,insan hayatıyla,değerleriyle oynamadan…
Umutsuzluğun en dip kuyusuydu, hayattan vazgeçmiş hale getirmişti sağlığa elveriş vermeyen  Reaktif tıbbıyeliler (Hepsi değil bazıları vardır ki bu kategoriye girmez

Belki senin başına da geldi , sen canını dişine takarken Bütün bu hengamelerin ne kadar yorduğunu bilemezsin ,

Negatif,umut taciri ,çare içinde çaresizlik üreten insan ,insan hayatını ilgilendiren hiçbir bölümde yer almasın mümkünse!

Yani demek istiyorum bir gün çok hasta olduğunuzu ölüme sayılı bir bayılmanız’ın kaldığını söylerlerse inanmayın,bunu size çok kötü,negatif ve sorumsuzca bir düşünceyle anlatan insan zaten sizi bitirmiştir….neyse mevzu derin

Demek istediğim hastalığınıza iyi bir tanı konulmadan başka hekime görünmeden tek bir yolla asla ve asla hareket etmeyin ve bize verilen her bir parçanın bizden ayrılmaz olduğunu unutmadan yaşayın!

Bazen bir ilaç bir yerini tedavi eder ama vücudunun bir çok döngüsünü de bozar,hele ki bünyesi zayıf hassas bir yapınız varsa,Bazen hiç bir ilaç size çare olamaz,her şey düşüncede ve kendinize nasıl baktığınızla ilgilidir!
İnanın ölümden kaç defa döndüğümü hatırlamıyorum…ve doktor kontrolüne gitmeye korkuyordum…Uyandığımda her defasında sorgulanıyordum çok garip bir histir o sedyede bilincini toparlayamamanın duygusal boşluğu,

Yaşama sevincinin kıyınızdan gelgitlerini…

Ama geçti bütün belirsizlikler,Bir gün çok iyi,güleç,çılgın bir hekime rastlayana kadar!..Servet bey Gördüğüm en tonton en yufka yürekli en yardımsever en ilgili hekimdi…:) Başımdan geçenleri kalp pili takmaz isem öleceğimi,Kalp pilide neymiş acem kız,git sana bu teşhisi bırakan adama deki baytarlık yapsın 🙂

Umuda öyle bir sarılıyorsunuz ki, duaya öyle bir sığınıyor ki daha önce kendinize vermediğiniz sözleri veriyorsunuz,yaşam sizden gitmesin diye…

Annem her türlü şifanın doğada olduğuna inanır ve kendi kendine müdahale edebildiği kadar iyileştiricidir,leğende toprak eler çamuru bile kendisi yapardı,yüklendiğim radyasyonlar,vücudumu terk etsin diye…
Muhakkak bir kürü bir karışımı vardı,karışımlar yapardı o dönemde ,ninemden bildiği,
Ve birde doğadaki şifanın devam reçetesi vardı öncelikli ve bol yıldızlı baş ucu/yastık altı pozitif öğütleri vardı,kulağına küpe niyetine ,

Bol yıldızlısından kural 1:)

****umudunu asla ve asla kesmeyeceksin ****
Denemekten asla ve asla vazgeçmeyeceksin ,
Şöyle der ‘’hoyna ,hoyna,hoyna, ni bı oncina/reyna hoyna ‘’(yine , yine yine,olmadı yine bir dahaki sefere dene)ve ikinci,üçüncü başka bir seçeneğin,asla bir yola bağlı kalmayacaksın tehlike sezdiğinde

O zaman umudun senden gitme ihtimali yoktur.
Güçlüsün ,güçlüyüm,güçlüyüz, o zaman umudun bizden gitme ihtimali yoktur.

Kural 2: hayatta hiçbir şey,ruh güzelliğinin ötesine geçecek kadar değerli değil,
Bu yüzden canını üzmeye, kendinden uzaklaşmaya değmez hiçbir umut taciri.

Kural 3: Elini ayağını bırakmayacaksın,Aslında önüne düşürmeyeceksin (zazaca’da bunun telafuzu daha güzel, öyle çevirince çok bir şeye benzemiyor ama cesarette önemli bir terimdir bizde)
Kural 4: Üzülürsen sağlığın gider senden;mesela çok ağlarsan kör olma ihtimalin yüksektir.
Düştün diye hareket etmezsen kemiklerinin işlevini yitirmesi muhtemeldir,
Birinin Hastasın diye her gün buna ikna ederse seni,gerçekten hasta olacağın kaçınılmaz bir gerçektir.

Evet bir gün hepimiz öleceğiz ama şimdi değil,pes ederek hiç değil …bunu karlı dağlardan,sürüsünü kurtların elinden almış biri olarak söylüyorum sana,
iyleşmelisin…
şimdi bende iyileşmiş biri olarak söylüyorum ve hayatın bir çok olumsuz şartlarına maruz kalmış biri olarak,Hepimizin kaldığı gibi
Sefiller kadar sefil bir hikayede Bulsaydınız kendinizi ne demek istediğimi anlardınız,ki öyle bir hikayede bulunmanızı istemem…

Sadece mutlu olun güzel bakın kendinize
Kendi hekiminiz olmak demek,doktorun görevini yapmak değil,doktora düşmeden önleminizi almak…
Stresten sigaradan negatif insanlardan uzak durmak gibi ,düzenli kontrole gitmek Güvenilir bir yerde vs…Gibi mesela
Negatif insanlar sigara ve alkol kadar kötüdür,ciğerlerinizi değil beyninizi ruhunuzu hasta eder,hatta ciğerleriniz de nefes alamazsınız.
Belki nakil edilebilirdir bazı organlar, oda bulabilirseniz ama beyin eşsizdir,bütün organlarınız hayatınız ona bağlıdır,düşüncelerinize bulaşmaması ulaşmaması gerekir bazı şeylerin

Çare içinde çaresizlik üretenleri,sizi elinizden ayağınızdan düşürenleri çıkarın gitsin hayatınızdan,yeni yolların yoluna düşmek lazım,Unutun bu günde bir iş bulamayaşınızın Kronik sendromunu ,
Kimlerin yanınızda kimlerin arkanızda olduğunu,kimin yardımınıza koştuğunu kimin size ilham olduğunu bilin sadece ,

Geç kalmak diye bir şey yok,bak daha erken,güneş bile yarın bir daha doğuyorsa,vardır bu gün batımlarının bir anlamı…
Yarın hepimiz için bambaşka bir gün olsun
Ve en iyisinden umut hiç düşmesin yakamızdan ,Zirveye taşıyacak cesaretimiz ayrılmasın Yolumuzdan!
Hayat hep güzel şeyler çıkarsın karşınıza,seçimlerinizi iyi yapabileceğiniz temiz yollar,bilge kadar iyi insanlara çıksın karşınıza ,yaşamdan gitmediğiniz ve yaşamında sizde kaldığı yeni yollarla tanışmanız dileğiyle,

NOT: Aslında bu normal bir yazı değildi bir hikaye,bir kitap düşünün yaşamda engellere takılan bir mücadelesiydi… umutlu bir kaç sayfasıydı sadece

Aslında benim annem bir Dünya Bestseller’de Kitap olmalıydı/ öykücü yaşamda kalma adına motivasyon inanmak aşkına,
Ne bilim Umut tacirlerini sustururdu,pes edenleri yüreklendirirdi kesin ve biliyorum ki dünyanın en iyi motivasyon konuşmacısı olurdu ,umutla,sevgiyle mutluluğu harmanlardı,düş patikalarınıza…

YAŞAMDA SEVGİYLE KALIN
Rokiya YILDIZ

Başlamak Üzerine… Hadi cesaret

Yeni keşiflere...

Uzunca bir zaman toplayamadım
Tamamlayamadım, Tamamamlanamadım,Tam Anlayamadım,
Bir gün ,
Zamanın epey gerisinde olduğumu fark ettim
Koştum ,Düştüm ,Kalktım,yeniden kalktım, yeniden düştüm
Yine düştüm,yine koştum
Derken;
Sonunda aldım başımı gittim
Düştüğüm,kanadığım yerlerimden
Bavulumun ucunda duran hayallerim vardı benim
Yağmurda yürüyen düşüncelerim,Endişelerim
Maymı (Annem)dedi ki gamlı baykuş gibi gözlerin:)
neyin kederi,pes etmiş küslüğü
Gülen gözlerine cesaretine ne oldu?
Fırtınaları düşünme,Avuçlarını aç melekler insin
Bırak umut hırsızlarını,kapat kulaklarını
Devam Et ben varım
Sadece Alahtan umudunu kesme En önemlisi de inancını yitirme
Gök kuşağını seviyorsan
Önce fırtına,sonra şiddetli yağmur ,sonra yine bir yağmur yağardı ışıl,ışıl parlayan
Gök kuşağının habercisiydi o
Çocukken bu anın Gerçekleşmesini beklerdin
Pamuk yada kar sandığın Tos pembe Mavi gökyüzünü düşün
Merdiven dayayıp çıkacağım ….
Yani demem o ki çocuk
Tesellini,kaybetme,kimseden de bekleme
Bir an önce düş yola,düştüğünde kalkmayı unutma
Yine Unutma cesaret senin içindedir,Başkasının dilinde değil
Yaşantın tecrübelerindir cesaret
Kariyer Denen tımarhanede kazandığın/kaybettiklerindir
Ve sonunda öğrendiklerin
Dönemeçlerden zorlu yollardan…

View original post 30 kelime daha

Başlamak Üzerine… Hadi cesaret

Uzunca bir zaman toplayamadım
Tamamlayamadım, Tamamamlanamadım,Tam Anlayamadım,
Bir gün ,
Zamanın epey gerisinde olduğumu fark ettim
Koştum ,Düştüm ,Kalktım,yeniden kalktım, yeniden düştüm
Yine düştüm,yine koştum
Derken;
Sonunda aldım başımı gittim
Düştüğüm,kanadığım yerlerimden
Bavulumun ucunda duran hayallerim vardı benim
Yağmurda yürüyen düşüncelerim,Endişelerim
Maymı (Annem)dedi ki gamlı baykuş gibi gözlerin:)
neyin kederi,pes etmiş küslüğü
Gülen gözlerine cesaretine ne oldu?
Fırtınaları düşünme,Avuçlarını aç melekler insin
Bırak umut hırsızlarını,kapat kulaklarını
Devam Et ben varım
Sadece Alahtan umudunu kesme En önemlisi de inancını yitirme
Gök kuşağını seviyorsan
Önce fırtına,sonra şiddetli yağmur ,sonra yine bir yağmur yağardı ışıl,ışıl parlayan
Gök kuşağının habercisiydi o
Çocukken bu anın Gerçekleşmesini beklerdin
Pamuk yada kar sandığın Tos pembe Mavi gökyüzünü düşün
Merdiven dayayıp çıkacağım ….
Yani demem o ki çocuk
Tesellini,kaybetme,kimseden de bekleme
Bir an önce düş yola,düştüğünde kalkmayı unutma
Yine Unutma cesaret senin içindedir,Başkasının dilinde değil
Yaşantın tecrübelerindir cesaret
Kariyer Denen tımarhanede kazandığın/kaybettiklerindir
Ve sonunda öğrendiklerin
Dönemeçlerden zorlu yollardan korkmadığın andır cesaret
Denemekte ısrarcı olmaktır ,yeniden,yeniden,yine yeniden
Aaa yinemi olmadı
Evet yine yeniden!
Kalk ve başla,
Fırtınalı,yağmurlara aldanma
Hepsinden sonra gelecek bir güzellik vardır
UNUTMA Gök kuşağını…
Rokiya Yıldız

Mektup,hayat,teknoloji üzerine

Bu, gönderi alıntısıdır.

Merhaba;
Eskiden mektup yazılırdı sınırı olmayan yollara,yabancı bir hasret eşiğinde, Görmeden bilmeden,uzak ve ırak yaşanırdı ayrılıklar.her şeyin bir değeri vardı
Nazlı ve içliydi Şarkılar ,cümleler su misali akardı,bir ifade Duygusal bir bağ vardı,Beyin ve kalp arasında
Derken ;teknolojinin hem avantajları hem dezavantajları oldu hayatımızda,Mesela; beynimizi kullanmaz olduk,Kimsenin bir yakının numarası yok ezberinde,adresi vs.
Canlı tutmaktan vazgeçtik zihnimizi,bedenimizi
Kelimelere pek yer vermedik sustuk çoğu zaman
Anlatmaktan,tartışmaktan,yazıya dökmekten vazgeçtik ve sanırım dinlemekten.
Başkalarının yaptıklarını copy and pacte(kopyala yapıştır) Yaparak
Hayatımızda bir durağanlık oluşturduk,üretmekten vazgeçtik vs.
telefonumuz ateşe düşse/suya/kırılsa BİZDE tuzla buz
Yani Kendi elimizle beynimizi yaktık
Duygularımız artık emojiler :)yakında ifade VE mimiklerimizi de kaybedebiliriz,Robotlaştık çünkü…
Hatta diğer teknolojik trend artık sadece bir kaç kelime yazalım birbirimize mümkünse artık sesimizi de duymayalım
Laf aramızda kalem kağıdı bıraktım.Telefonumun not kısmına yazıyorum her şeyi
Yazım o kadar berbat olmuş ki
Geçen gün Quiz(Kısa sınav) olduk, klasikti ve kağıdımın üzerinde kelimeler kavga ediyor gibiydi,birbirine karışmış cümleler,sığmayan kelimeler,eklemeler,çıkarmalar derken …
En son kağıdı hocaya verirken özür diledim,umarım okuyabilirsiniz Diye,Parmaklar tuşlara o kadar alışmış ki ,Silip tekrar yazmaktan oluşturamadığım cümle,kağıt ve kalem ahengini
Bunu şunun için paylaştım
üretmek bir şeylere vesile olmak güzel bir şey ,farkına varmak Dahada güzel…
teknolojik notlarımda :)Bir sürü yazı,öykü,masal,şiir biriktirdim,mektup tadında ve nihayet tembelliği bırakıp buradan paylaşmaya karar verdim
Teknolojinin bu güzel yanı için teşekkür ederim,worddPress Kurucularına da tabi
Bir daha ki #Quiz sınavında hocama daha iyi bir kağıt vereceğim,cümleler uçurum boşluklarında olmadan,fazla silip karalamadan

Sevdiklerinizi ve dahada önemlisi kendinizi,yapacaklarınızı ertelemeyin.
En büyük iyileştirici;Kalplerin Tartıcısıyken,İnancınızı ,güveniniz ve annenizin size aşıladığı umuttur hayat…

MUTLU ,UMUTLU
Sevgiyle kalın,
Rokiya YILDIZ